İçeriğe geç

Söz konusu hizmet tiryakiliği olunca bu bir zaafın ifadesi değildir; bilakis ciddi bir gayret ve cehdin neticesinde elde edilecek yüce bir haslettir. Nasıl ki bir insanın ibadet tiryakisi hâline gelmesi için başta kendisini biraz zorlaması gerekirse, hizmetin tiryakisi olabilmek de en başta ortaya konacak ciddi bir azme bağlıdır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bizim yeme-içmeden haz duymamız gibi, ibadetlerinden haz duyduğunu ifade ediyor.84 O’nun hakkında “ibadet tiryakisi” demenin doğru olup olmadığını bilemiyorum. Daha doğrusu böyle bir tabiri O’nun hakkında kullanmayı çok uygun görmüyorum. Fakat Efendimiz’i istisna edecek olursak, ibadet yaparken böyle bir zevk-i ruhanî yaşayan insanlara “ibadet tiryakisi” veya “ibadet bağımlısı” denebilir.

Hizmet tiryakisi, hayatını i’lâ-i kelimetullah’a bağlar. Onun duygu-düşüncesi hep şudur: “Allah’ım, nam-ı celil-i ilâhinin, ruh-u revan-ı Muhammedî’nin her yerde bir bayrak gibi dalgalanması yolunda hizmet edebileceksem yaşamamın bir anlamı var. Eğer bunu yapamayacaksam, hayatın da bir anlamı kalmayacağından canımı alabilirsin.” O, anlamı kalmayan bir hayatı yaşamaktansa, Allah’a dilekçesini sunup böyle bir hayattan istifa etmeyi yeğler.

130