Beri tarafta, yapılan küçücük işler bile olsa, ihlâsla yapıldığında büyük hâle gelir. Allah için yapılan hiçbir şey küçük değildir. Nitekim Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir gülümsemeye varıncaya kadar yapılan hiçbir iyiliğin küçük görülmemesi gerektiğini ifade eder.119
Evet, Allah için yapılan hiçbir işi küçük görmemek gerekir ancak beri yandan kendi hesabımıza, yaptığımız en büyük işleri bile küçük görmeliyiz. Bir mü’min yapmaya teşebbüs ettiği bütün işlere bu gözle bakmalıdır. Yaptığı hiçbir işi büyük görmemelidir. Hem Allah için yaptığı ibadetlerini hem marifetini hem de i’lâ-i kelimetullah yolundaki gayretlerini az görmelidir. Allah için ayırdığı zamanı, irşat ve tebliğ istikametinde sarf ettiği gayretleri yeterli bulmamalıdır. Esasında böyle bir mülâhaza da farklı bir zaviyeden ibadet sayılır. Buna isterseniz “az görme ibadeti” diyelim. Eğer bir büyüklük söz konusuysa o da yapılan işlerin insanlık için yapılmasında ve Allah rızasına bağlanmasındadır. Çünkü biz inanıyoruz ki Allah küçük gayretlere dahi büyük inkişaflar nasip edebilir.
Mesela sizin bir dönemde samimi niyetlerle açtığınız bir iki talebe evini, ileride büyük açılımlara vesile kılabilir. Attığınız tohumlar filiz olur, ağaç hâline gelir, her yere dal budak salmaya başlar, derken dünya gülistana dönüşür. Tohumu atan dahi ortaya çıkan bu netice karşısında hayret ve dehşete kapılır. Elverir ki yapılan işler rıza-i ilâhî için yapılmış ve insan onlar vasıtasıyla kendini ifade etmeye kalkmamış olsun.