Öte yandan bir kısım medya organlarının toplumda meydana gelen bu tür can sıkıcı hâdiseleri daha da körüklemesi ve bir takım çıkar odaklarının bir zamanlar yeryüzünde muvazene unsuru olmuş bir milletin yeniden derlenip toparlanmasına fırsat vermeme adına bazı provokatör ve holiganları devreye sokmaları ve onları milletin başına musallat etmeleri de maalesef toplumdaki karışıklık ve kaosun daha da büyümesine sebebiyet vermektedir. Yani birileri bazen büyük bazen küçük dairede aldıkları kararlarla toplumda sürekli kin ve nefretleri harekete geçirmekte, insanları birbirinin kurdu hâline getirmekte ve onlar arasındaki çatışma ve sürtüşmeleri tetiklemektedir. Çünkü millet fertlerinin birbiriyle uğraşması ve boğuşması bu olumsuzlukların arkasında duranların karanlık emellerine ulaşmalarını kolaylaştırmaktadır.
Fakat dıştaki sebepler her ne olursa olsun bir toplumda hastasını kaybettiği için birileri hastane basıyor, doktorları dövüyor veya öldürüyor ya da öğrenci, hocasını bıçaklıyorsa bu durum, toplumun kendi değerlerini kaybettiğini ve şirazeden çıktığını gösterir. Dahası insanların, aralarındaki problemleri insanî yollarla değil de birbirlerine diş göstermek suretiyle halletmeye başlamaları ve birbirlerine karşı saygı hissini yitirmeleri; ahlâkî değerlerden ne ölçüde uzaklaşıldığını ve ruh ve mânâ köklerinden nasıl kopulduğunu göstermektedir. Ne yazık ki toplumumuz –herkes için geçerli olmasa da– oldukça geniş bir dairede çok ciddi bir kopukluk yaşıyor. İnsanlar Allah’tan, inanç sistemlerinden ve kendi değerlerinden kopmuş durumdalar.