Ruh, Melek , Cin Ve Şeytan
RUH, MELEK, CİN ve ŞEYTANLARIN VARLIĞI
1. Bu mahlûkların varlığı, Kur’ân-ı Kerim’in ve Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) beyanlarıyla sabittir
Kur’ân-ı Kerim’in Allah kelâmı olduğunu ispat eden bütün deliller ve Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) peygamberliğini tasdik eden bütün hüccetler, aynı zamanda ruh, cin, melek ve şeytanın varlığı hakkında da delil ve burhandırlar. Onları inkâr edemeyen, bunları da inkâr edemez. Zira bu mevzular, hem Kur’ân-ı Kerim’de, hem de Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) mübarek sözlerinde çeşitli vesilelerle ele alınıp incelenmiş ve varlıkları bizzat onlar tarafından tasdik edilmiştir. Evet ruh, melek ve cin meselesi, işte böyle muhkem ve sağlam delillerle teyid edilmektedir.
Melek ve cinlerle, cinlerin başı şeytanın varlığıyla alâkalı başka hiçbir delil olmasa bile, çok mevzuda olduğu gibi bu meselede de Kâinatın Efendisi (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve Kur’ân, delil olarak yeter. Zira on dört asırdır, ne Kur’ân’ın, ne Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) tek bir sözü yalanlanmadığı gibi, aksi de ortaya konamamıştır. İlim adına sabit ve değişmez kabul edilen ne kadar kanun bulunmuş, ne kadar keşif yapılmışsa, hemen hepsinin fezleke ve aslının Kur’ân’da bulunup, on dört asır önce haber verildiğini görüyoruz. O hâlde, melek ve cinin varlığı, bizim varlığımız gibi kesin, Kur’ân ve Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) doğruluğunun kat’iyeti kadar da kat’îdir. İnanmayıp inkâra sapanlar, ancak kibir, gurur, inat, peşin fikir ve Kur’ân’a, İslâm’a düşmanlıklarından dolayı bu garip ve anlaşılmaz duruma düşmektedirler.