İçeriğe geç

kimseler için alacak bir ders vardır.”103 Yani onlar cüzi, külli her hadisenin çehresinde Cenab-ı Hakk’ın rahmaniyet ve rahimiyetinin tecellisini müşahede ederler.Burada, yanlış anlaşılabilecek bir hususu açıklamakta fayda mülahaza ediyorum: Hatayı kendimizde görelim demek, başa gelen hadiseyi etraflıca tahlil etmemek, bu meyanda başkalarının dahli olan hususları gözden kaçırmak değildir. Tabii ki başa gelen bir musibette bizim payımız olabileceği gibi başkalarının etkisi, tuzağı da olabilir. Hadise tahlile tâbi tutulurken bunların da görülmesi, bunlara karşı da tedbir alınması gereklidir. Bizim burada üzerinde durduğumuz konu, yalnızca işin bize bakan tarafı, yani bizim kusurumuza taalluk eden durumlarla ilgili olarak almamız gereken tavırdır.

Mürşitlerin Rehberliği

Müminler, teşriî emirlerin yanı sıra tekvinî emirleri de okumakla mükelleftirler. Fakat herkesin bu enginlik ve derinlikte bir kavrayışa, hadiseleri sebep sonuç münasebeti içinde değerlendirebilecek bir ihata gücüne sahip olması kolay değildir. Bu açıdan, geniş bakış açısına ve derin kavrayışa sahip mürşitlerin mevcudiyeti çok önemlidir. Onlar yaşanan sıkıntıların, maruz kalınan felaketlerin manevi sebeplerini çok iyi tahlil etmeli, ne tür ihmal ve kusurların bunları netice vermiş olabileceğini ortaya koymalı ve ne yapılması gerektiği konusunda müminlere rehberlik etmelidirler.Şimdiye kadar bazı ilim adamı ve entelektüeller İslam dünyasının üst üste yaşadığı bunalım ve krizlerle ilgili bazı tahlil ve analizler yaptılar. Yaşanan durgunluktan, tembellikten, geri kalmışlıktan dem vuranlar, yeni bir ihya ve dirilişe ihtiyacımız olduğunu dile getirenler oldu. Onların bu fikirleri bazı kimselerde kısmi bir gayret ve hareket de meydana getirdi. Bunların içerisinde, meseleleri

188