İçeriğe geç

zaman sonra pek çoklarının akılları başlarına gelmiş, yaptıkları yanlışı anlamış ve durmaları gereken yere geri dönmüşlerdir. Hatta bazen savrulmaları ölçüsünde toparlanmaya muvaffak olmuşlardır. Yanıldıklarını anlayan insanlar bir gün kendileriyle aynı durumda olan kişileri de arkalarına alarak yeniden yanınıza dönebilirler. Çünkü sizlerin nezahet-i kalbiye ve ruhiyenizden (kalb ve ruh inceliğinizden) şüphem yok. İnsanlığın gereği olarak hatalarımız, nisyanlarımız, ihmallerimiz olmuş olabilir. Ama dünya adına bir talebimiz olmadı. Allah rızası dışında başka bir şeyi gaye-i hayal hâline getirmedik. Gayrimeşru daireye tenezzül etmedik.Meseleye bir diğer açıdan bakacak olursak, böyle zor dönemlerde sizinle aynı duygu ve düşünceleri paylaşmayan, aynı recada müttefik olmayan insanlar elenip gidebilirler. Bir kısım zayıf karakterler dökülebilir. Böylece elmas ve kömür ruhlar birbirinden ayrılır. Netice itibarıyla bu dava, ona omuz verebilecek sağlam karakterlerle temsil edilir. Vâkıa, biz kimseye sırt dönmez, kimsenin yüzüne kapıları kapatmaz, kimseye terk edilmişlik duygusunu yaşatmayız. Bu ayrı bir mesele. Fakat yolunuzda size engel olacak, gönlünüze şüphe tohumları atacak, hâl ve tavırlarıyla kuvve-i maneviyenizi sarsacak zayıf karakterli insanlar, esen sert fırtınalarla birlikte elenip giderler ve bu, bir bakıma sizin için ayrı bir vech-i rahmet olur.Şunu unutmamalıyız ki; Allah’tan koparsak her şey aleyhimize döner. Ama Allah’la irtibatımızı güçlü tutarsak, yaşadığımız sarsıntılar muvakkat olur. Allah, kötülük düşünen bir kısım müfsitleri, bir kısım hikmetlere binaen size musallat edebilir. Siz bu imtihanı başarıyla verirseniz çektiğiniz sıkıntılar güzelliğe döner. En karanlık zaman dilimi olan gecenin nihayeti aydınlanmadır. Sıkışma, bunalma “Allah’ın yardımı ne zaman?” iniltisi ile son kerteye geldiğinde ilahi yardım gelir ve önünüze sürpriz kapılar açılır. Sıkışmalar genişliklere, enginliklere açılmanın sırlı birer anahtarı gibidir.

137