İçeriğe geç

görürsünüz. Bunlar, sistematik bir zihne sahip olmadıkları ve sistemsiz okudukları için dün başka, bugün başka türlü konuşurlar. Dün doğru dediklerine bugün yanlış derler. Bazen olur ki aynı gün içerisinde dört farklı görüş beyan ederler. Keşke bu görüşlerin ikisi birbiriyle örtüşse! Ne çare! Dördü de birbirinden farklıdır ve her biri diğerini nakzetmektedir (çürütmektedir). Fakat ne tuhaftır ki onlar, bunların hepsini birden doğru görür, savunur ve doğruluğunda ısrar ederler.Sistematik düşünebilme ve fikrî inhiraflardan korunmanın önemli bir yolu, doğruluğu müsellem (kabul edilmiş) hakikatleri ve temel disiplinleri bilmek ve daha sonra elde edilen bilgileri bunlarla test etmektir. Meseleye dinî ilimler açısından bakacak olursak, öncelikle Kur’ân ve Sünnet’in temel düsturlarını bilmek, daha sonra sahabenin ve selef-i sâlihinin bunları nasıl anladığına dikkat etmek, sonra da müçtehidin-i izamın, fukaha-i kiramın, ulema-i benamın yaklaşım ve yorumlarıyla oluşan o büyük birikime muttali olmak gerekir. İslami ilimlerle alakalı bir meseleyi doğru bir zeminde ele almak, bu konularla ilgili doğru bir görüş ortaya koyabilmek ya da başka bir deyişle, ortaya konan görüşlerin doğru bir sistematikle ele alındığından emin olabilmek ancak böyle bir alt yapıyla mümkündür.Okunan her kitaptan nöronlara bir sürü bilgi kodlanabilir, kortekse birçok dosya gönderilebilir. Bunlar yapılırken bir sistematiğe bağlı kalınmazsa ve ilgili ilim dalının temel disiplinleriyle test edilmezse karmakarışık bir bilgi bulamacından başka bir şey hâsıl olmayacaktır. Bunun sonucunda, nereye varacağı belli olmayan birçok sistemsiz ve disiplinsiz düşünce ortaya çıkacaktır.Öte yandan, seleflerimizden bize intikal eden bilgi birikiminin geliştirilmesi, sistematize edilmesi, kapalı kalmış noktaların daha anlaşılır hâle getirilmesi, zamanın gereklerini göz önüne alarak günün ihtiyaçlarına cevap verir kılınması da çok önemlidir. İmam Şafiî’nin yaklaşımıyla söyleyecek olursak, “Allah,

213