İçeriğe geç

denildiğinde heyecandan uçacak gibi olan insanlarla oturup kalkıyordunuz. İçinde yaşayan insanlar faziletli olunca, şehirler de el-Medinetü’l-fâdıla (Faziletli Şehir) hâline geliyordu.Sıklıkla üzerinde durduğumuz bir yaklaşımla ifade edecek olursak, dünya, problemi insanla tanıdı. İnsan, kendisine verilen iki büyük gücün; akıl ve iradenin neticesi olarak her türlü iyiliğin yanında kötülüğe de açık bir varlık olarak dünyaya geldi. Evet, onun tabiatında, genlerinde fenalığa açık yanlar vardır. O, bir kısım boşluk ve zaafları barındır: Hırs, şehvet, kin ve adavet boşluğu gibi. Topluma ait sorunları çözmek ferdi çözmekten geçer. Bu durum, birbirini etkileyen bir döngüdür. İnsan, gerçek insanlığa ulaşmadığı sürece, yaşanan zemin de arızalı olur. Toplumun bu genel ahvali o zeminde dünyaya gelen insanlara da sirayet eder. Böyle bir toplumda kâmil insanların yetişmesi de yaşaması da çok zor olur.Gerçek insan olmayı başarabilenler başkalarına da saygılı olurlar. Kimsenin inancına, mukaddesatına, yaşantısına müdahale etmezler. Başkalarını tahkir edici (aşağılayıcı) bir tavra girmezler. Toplum fertleri arasında müsamaha ve tolerans hâkim olur. Nitekim bu sebeple, uzun asırlar boyunca Müslümanlarla iç içe yaşayan azınlıklar kendi dinlerini özgürce yaşamışlardır.Şayet aynı mekânı paylaşan insanlar belli değerler etrafında anlaşırlarsa huzur içinde bir arada yaşayabilirler. Herkes inandığı değerleri hiçbir engelle karşılaşmadan, herhangi bir korku ve endişeye kapılmadan inandığı gibi ve serbestçe hayatına taşıyabilir. Kimse bir başkasına müdahale etmez, onun üzerinde tahakküm kurmaya çalışmaz. Böyle bir dünyada, küreselleşmenin avantajlarını ve mevcut teknolojik imkânları kullanarak, kendi değerlerinizi insanlık âleminin gündemine taşıyabilir, bu istikamette çok hızlı mesafe alabilirsiniz. Yeter ki bunu yaparken elinizdeki paha biçilmez cevherleri hakikatine uygun olarak gösterebilin, o cevherlerin kıymetini düşürecek tavır ve davranışlardan uzak durun, herkese karşı hoşgörülü ve müsamahalı olmayı, herkesi kendi

132