İçeriğe geç

edip kabullenen, O’na teslim olan ve bu imanın gereklerini yerine getiren, onu hayatına hayat kılan kişidir. Biraz daha açacak olursak, lügat itibarıyla “silm” ve “selamet” kökünden gelen “esleme” fiilinin ism-i faili olan “müslim” kelimesi; “kendini Hakk’a teslim eden kişi” manasına geldiği gibi “selamete erdiren, esenliğe çıkaran, karşılıklı emniyet ve barış tesis eden insan” anlamını da taşımaktadır. Bu açıdan, “Müslüman” denildiğinde, “Allah’a teslim olan, bundan dolayı O’nun emir ve nehiylerine hassasiyetle riayet eden ve böylece kendisini selamet atmosferi içinde muhafaza eden insan” manasının yanı sıra, “başkalarının da ondan gelecek şeyler karşısında selamet ve güven içerisinde bulunduğu, barış ve emniyetin temsilcisi, emanette emin insan” anlamının da anlaşılması gerekmektedir.

Müslüman ve “es-Selam, el-Mü’min” İsm-i Şerifleri

Müslümanların çevrelerinde emniyet meltemleri estiren birer insan olmaları ilahi ahlakla ahlaklanmanın bir yansımasıdır. Zira es-Selam ve el-Mü’min, Cenab-ı Hakk’ın isimleri arasında-

dır. Bildiğiniz gibi Haşir Suresi’nin sonunda, اَهَ ِإِاَّل ُهَُوَ اُهللُ اَّلَِذِي اَلا ٓ ِإِٰل

ُهَُوَ اْلَْمَِلُِكُ اْلُْقُُّدُ وُسُ الَّسَ اَلا ُمُ اْلُْمُْؤْ ِمُِنُ اْلُْمَُهَْيِْمُِنُ اْلَْعَِزِ يُزُ اْلَْجََّبَاُرُ اْلُْمَُتََكَِِّب�ُُِرُAllah’tır gerçek ilah! O’ndan başka yoktur ilah! O Melik’tir, Kuddûs’tür, Selam’dır, Mümin’dir, Müheymin’dir, Aziz’dir, Cebbar’dır, Mütekebbir’dir.”41 buyrulmak suretiyle bu iki isim art arda zikredilmiştir. Selam ismi, kusurlardan salim olan ve yarattığı varlıklara selamet veren demektir. Mümin ise insanlarda imanı yaratan ve emniyet vadeden, vadettiği şeyleri yerine getiren manalarına gelmektedir. Dolayısıyla Allah (celle celâluhu) kullarına karşı bir vaatte bulunmuşsa mutlaka buna itimat edilmelidir. Esasında müminin taşıdığı reca duygusu da işte bu imana dayanır. O hâlde Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaya çalışan, farklı

69