İçeriğe geç

ve Kur’ân düşmanlarının değişik zaman dilimlerinde farklı saldırıları olmuş, istilacılar gelip o sağlam kaleye toslamış, münafıklar içten içe onu kemirmeye çalışmış, zalim ve zorbaların tasallutu söz konusu olmuş; fakat bunların hiçbiri bu kutsî âbideye bugün olduğu kadar zarar verememiştir. Bir kısmının ismini yukarıda zikrettiğim kâmet-i bâlâ zatların ve ismini bilmediğimiz daha nice İslam kahramanlarının samimi mücadeleleriyle bu saldırılar bir şekilde bertaraf edilmiştir. Fakat son asırlarda çürüme ve kokuşma içeride başladığı için tahrip de o denli büyük olmuştur. Esasen, âyet-i kerimenin de ifadesiyle, kavimler iç deformasyona maruz kalmadığı, sahabe yolunda yürümeye devam ettiği sürece, Cenab-ı Hak onlara ihsan ettiği nimetleri geri almaz, onları değiştirmez.76 Zira bu konuda Allah’ın vaadi vardır. Fakat değişme ve başkalaşma içte olursa, yani Müslümanlar dinin özünden ve ruhundan uzaklaşırlarsa Allah da onlara verdiği nimetleri ellerinden alır, onları bertaraf ederek yerlerine başkalarını getirir.

İnadın Hikmet-i Vücudu

Sulh ve ıslah kahramanlarının bütün zorlukları göğüsleyerek dimdik yerlerinde durmaları, gözlerini imana, İslam’a, ihsana, ihlasa dikip yollarına devam etmeleri çok önemlidir. Bütün dertleri dünya olanlar onları anlayamayacak, hazmedemeyecek, rahat bırakmayacak, farklı bela ve mihnetlere maruz bırakacaklardır. Bunlara rağmen onlar bunların pozitif yanlarına odaklanacak, bunları Allah’a daha çok yaklaşma ve ahirete daha iyi hazırlanma adına birer fırsata çevireceklerdir. Yaşadıkları sıkıntılarla dünya ve içindekiler onların gözünden silinecek, ebedî saadeti, fâni debdebe ve ihtişama tercih edeceklerdir.Allah davasına gönül veren kişiler, yaşadıkları sıkıntıları bir bakıma sinek ısırması gibi görmeli ve bunlar karşısında sarsıl-

َء

127