İçeriğe geç

“Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı,Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslam’ı”Günümüzde bilimsel gelişmeler sayesinde insanların varlığı okuma düzeyleri, eşya ve hadiselere bakış açıları değişmiştir. Meselelerinizi anlatırken konuyu bu değişime dikkat etmeden ele alırsanız hitap ettiğiniz kitlenin zihin ve kalb dünyasında bazı boşluklar oluşabilir. Bu açıdan kendilerini iman ve Kur’ân davasına adamış nesillerin, metafizik hakikatleri insanlara sunarken bunu, zihnî, ruhi, kalbî ve hissî herhangi bir boşluğa meydan vermeyecek, muhataplarının vicdanlarını ve akl-ı selimlerini tatmin edecek surette yapabilmeleri gerekir. Yeri gelmişken şunu da ifade etmekte fayda var: Mehmet Âkif’in yukarıda naklettiğimiz mısralarında ifade edilen düşünceyi farklı algılayan ve yorumlayan bazı kimseler Kur’ân’a başka bir açıdan yaklaşarak günümüzün şartlarına uygun olarak dinde reforma gidilmesi gerektiğini dillendiriyorlar. Kur’ân’a tarihselci mülahazalarla yaklaşarak onun bazı âyetlerinin günümüzde hükmünün kalmadığını ileri sürebiliyorlar. Kur’ân tarafından vazedilen bazı prensipleri, mevcut algı ve anlayışlara ters bulduklarından, bu prensiplere sahip çıkamıyor, onların Cahiliye toplumuna has düzenlemeler olduğunu, dolayısıyla da bizi bağlamayacağını zannedebiliyorlar.Maalesef ki yanlış yerden bakıyor ve yanlış düşünüyorlar. Bazıları, günümüzün bu gelip geçici modalarıyla motive oluyorlar. Çağımızdaki yaşam tarzından başka bir alternatifin mümkün olduğuna inanmıyorlar. Modern dünyanın bize dayattığı dünya görüşünü en ideal zannediyor, başka tarz-ı telakkileri (anlayış tarzlarını) peşinen reddediyorlar. Bunun bir neticesi olarak da Kur’ân’ın bazı emirlerinin modasının geçtiğine, artık bugünün dünyasında tatbikinin mümkün olmadığına inanıyorlar. Kur’ân’ın uzun asırlardır ihmale uğramasının, doğru anlaşılıp anlatılamamasının ve iyi temsil edilememesinin de bunda etkisi büyük. Kur’ân nesli, Kur’ân’ın hakikatlerini tam yaşayarak

113