İçeriğe geç

Bu itibarla da, kitapların satırları arasında dolaşanları mânâya yönlendirmek icap edecektir. Zannediyorum toplumun yeniden dirilişi de bir anlamda buna bağlı. Ayrıca bu işin genç yaşta yapılması gerekir. Zira ileri yaşlarda öfke, nefret, adavet… insan tabiatının bir parçası hâline gelmekte ve insanın mânâya karşı yönelmesine engel teşkil etmektedir. Tâvus İbn Keysan, Üveysü’l-Karnî… gibi yakîn erleri yetiştirilmek isteniyorsa, yönlendirmenin erken dönemlerde yapılması gerekir.

Makam ve Mevkinin Götürdükleri

Devlet hayatında “olmazsa olmaz” konumunda bulunan müesseseler vardır. Bunlar devlet çarkının işleyişinde hayatî bir önem arz ederler. Tabiî bu makamın insanı gurura, kibire itebilecek duyguları uyandırması da muhtemeldir. İnsan bu duyguları baskı altına alamaz, aksine onların zuhuruna imkân verirse, önce fert sonra da böylesi fertlerden müteşekkil o müesseselerin devlet ve millet için zararlı olacağı muhakkaktır.

İmam Gazzâlî Hazretleri hayatında üç defa erbaîn yapmış. Birinde, tasavvufî ruh ve mânâya yönelmiş; bu dönemde varlığı ulûm-u zâhirenin çerçevesinin dışında görme ve varlığı farklı yorumlama ufkuna ulaşmış. Bir süre sonra, bir erbaîn daha yapmış. Bunda da esmâya açılmış ve bir öncekine nispetle daha farklı bir müşâhedeye uyanmış. Üçüncü erbaînde, tasavvuf ölçüsünde kendisine tecellî eden şeylerin verâsına ulaşmış. Aslında kim olursa olsun insan bu türlü arayışlar içine girmezse, hep nazarî Müslüman olarak kalır. Böyleleri eşyanın hakikatini tam müşâhede edemedikleri gibi varlığın perde arkasına da muttali olamazlar.

– Siz de erbaîn yaptınız mı?

3