Burada deryadan bir damla şeklinde ifade edilmeye çalışılan duygular, düşünceler, ümitler, beklentiler, sevinçler, inşirahlar pek çok millî rüyalarımızın gerçekleşeceği, imanların mârifetle derinleşeceği, mârifetlerin aşk u şevke dönüşeceği, aşkların iştiyakların ruhanî lezzetlere inkılap edeceği bir yeni ışık çağından sadece birkaç katredir.. deryayı gösteren birkaç katre. Şimdilik uzak gibi görülen bu rüyalar âlemi, her şahsın istidad ve kabiliyetine göre başka başka görülse, hissedilse de, her şeyin, bir müşterek duyuş ve seziş çerçevesinde cereyan ettiğinde şüphe yok. Herkes böyle bir oluşumu, kendi duyuş, kendi seziş ve kendi gönlünün enginliğine bağlı devam ettiredursun; iman ve azmin imkânsızlıkları “olur” hale getireceği, bütün virajları düzeltip tepeleri sileceği ve patikaları da şehrahlara çevireceği ilâhî günler yakındır.
Öyle zannediyorum ki, maddenin ve maddeci düşüncenin banallaştırdığı iptidaî ruhlar bile –eğer Allah’ın kendilerine bahşettiği insanî değerleri inatlarının emrine vermezlerse– bu iman ve aşk u şevk döneminde, Allah’a intisabın diriltici gücünü idrak ederek bu umumî oluşum insiyaklarına kendilerini salacak ve bu ilâhî günleri tıpkı bir hayat usâresi gibi yudumlayacaklardır.