İçeriğe geç

Bir Yahudi, Hazreti Ömer Efendimiz’e (radıyallâhu anh) gelerek şöyle der: “Kur’an’da bir âyet var ki, eğer o âyet biz Yahudi cemaati hakkında nazil olsaydı o günü bayram ilan ederdik.” Hazreti Ömer, “Bu hangi âyettir?” diye sorar. Bunun üzerine Yahudi, yukarıdaki âyeti okur. Hazreti Ömer, Yahudinin böyle demesine karşı, “Ben, o âyetin ne zaman ve nerede nazil olduğunu biliyorum. O âyet, Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) Cuma günü Arafat’ta vakfe yaparken nazil oldu.” 127 demek suretiyle, âyetin indiği günün Müslümanlarca iki yönüyle bayram olduğunu kendisine hissettirmiş olur.

İslamiyeti, Müslümanların hayatına hayat kılma yolunu irşad ve tebliğ derslerinde uzun uzadıya arz etmeye çalıştım.128 Bu meselede dikkatleri, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) davranışlarına, O’nun irşad ve tebliğ stratejisine çektim. Günümüzde bazı insanların devrimle, devirmekle problemleri çözme niyet ve teşebbüsüne mukabil sağda-solda bütün vuruşanlara Resûl-i Ekrem’in megâzisini ve siyerini okumalarını tavsiye ettim. Gönüllere giden yolun ancak orada anlatıldığı gibi olacağını, bunun dışında bir yol takip edildiğinde terörün olabileceğini, üç-beş tane memnunun yanıbaşında yüzlerce gayr-i memnunun meydana geleceğini ve bu türlü idarelerin asla istikrar kazanamayacağını ısrarla arz ettim. Ama gel gör ki, bu meseleyi bayraklaştıran üç-beş tane maceraperest, Müslümanlık adına yapılması gereken şeyler onlara aitmiş gibi meseleyi sokağa döktü, İslâm ve Kur’an meselesini sokak meselesi yaptılar. Tıpkı kendilerinden evvel sokakları berbat edenler gibi…

125 Bkz. el-Aclûnî, Keşfü’l-hafâ 1/265.

126 Mâide sûresi, 5/3.

127 Buhârî, îmân 33, megâzî 77, tefsiru sûre (5) 2, i’tisam 1; Müslim, tefsir 3, 4, 5.

168