İçeriğe geç

Cin tayfasına eziyet edip onları celbetmek, hiçbir mânâsı olmadan onlarla eğlenmek en azından boş bir iştir. Fakat cinler bir kısım hayırlı işlerde kullanılabilirler. Bunu, “Cenâb-ı Hak yerde ve gökte ne varsa hepsini sizin emrinize musahhar etti.”54 âyetindeki prensibe dayanarak söylüyorum. Onlar da bu âyetin mânâsına dâhildirler. Cinlerin, Hazreti Süleyman’ın (aleyhisselâm) emrine musahhar olmalarından anlıyoruz ki, beşer için o noktaya kadar bir yol var. Beşer o yolu takip edip bir şeyler yapabilir. En küçük bir günaha karşı dahi tir tir titreyen bir nebiye verilen ruhsat, hâliyle arkadan gelenlere de verilebilir. Hususiyle geçmiş peygamberlere ait ahkâm -haklarında nesh olunduğuna dair bir hüküm yoksa- bizim için de geçerli olacağı için hayırlı birtakım işlerde cinleri kullanmakta bir beis olmadığı söylenebilir.

Hazreti Süleyman cinleri tesiri altına alıyor ve çalıştırıyordu. Böylece yeryüzünde âdilâne bir hüküm icra ediyordu. Yapabilen bunu yapar; ama bu herkesin hevesine göre kullanılmaya başlanırsa iş çığırından çıkar ve eğlence mevzuu olur. Böyle olunca da üniversite imtihanlarına giren öğrencilerin kafasında daha ziyade üniversite sorularını çaldırma, devlet ricalinin kafasında da merkez bankalarından para aktarma mevzuu olur. Fakat kanaatim şudur ki, bir gün gelecek, yeryüzüne salih kullar vâris olacak ve o zaman Allah onları tam teshir imkânını da verecektir. Yeryüzünde hayvanlardan cinlere kadar bütün varlıkları kullanmaya o devrin salih insanları yol bulacaklardır. Bu sayede dünyada Hazreti Süleyman’ınkine (aleyhisselâm) benzer âdil bir hükümranlık tesis edilecektir. Bu, bir kısım âyetlerin müjdesinden anlaşılıyor.

78