İçeriğe geç

3. Sömürgeci bazı devletler bu tür memleketlerin servet kaynaklarını kendi ellerinde tutmakta ve o yerleri sömürmektedir. Yerli halk ise uyuşukluk ve miskinlik içinde, bu ülkelerin hâkimiyetini kabul etmekte ve böyle bir neticeye kendi iradeleriyle sebebiyet vermektedir.

4. İsraf ve lüks yaşamın, bereketsizliğe sebebiyet verdiği de üzerinde durulması gereken ayrı bir konudur. Tecrübelerle sabittir ki, musluktan akan su israf edildiği takdirde Cenâb-ı Hak su kaynaklarını çoğu kez kurutmuştur. Evet, israf, bereketsizliği getirir. Maalesef bugün dünyanın her tarafında görenek ve tiryakilikle gayr-i meşru ve gayr-i zaruri olan şeyler zaruret derecesine getirilmiştir. Günümüzde fevkalâde bir israf ve lüks mevzubahistir. Bu durum, yümün ve bereketi kaldırmakta ve neticede insanların sefalet içine düşmesine sebebiyet vermektedir.

Evet, dünya üzerindeki açlık, Allah’ın –hâşâ– rızkı vermediğinden dolayı değil; suistimaller, sistemsizlikler, israf, lüks ve sömürgeci sistemlerden dolayıdır. Bu konulardaki eksik ve kusurlar ise biz insanlara aittir.

Bununla beraber normal ihtiyaçlar dışında yeme-içmeye kendini alıştıran insanoğlu, alıştığı şeyleri terk etmek zorunda kaldığında terk-i âdetten ötürü ölmekte veya sefalet içinde yaşamaktadır. Hâlbuki bir yogi, kendisini alıştırdığında kırk gün, seksen gün, hatta altı ay hiçbir şey yemeden durabilmektedir. Evet, insanı öldüren şey esasında, alışılmış olan âdetlerin terkidir. Rızkı veren Hazreti Allah’tır (celle celâluhu). İnsanlar Allah’ın prensiplerine muhalefet etmek suretiyle suistimale düşmeseler Allah kimseyi açlıktan öldürmeyecektir.

289