İçeriğe geç

Fakat ister öyle veli olsun, ister böyle, Allah’ı hatıra getirmeden, “İnayet, meded!” diye velinin kapısına gitmek, hatalıdır. İmam Birgivî, “Bir insanın ‘Meded yâ Resûlallah!’ demesi dahi tehlikelidir.” der; vâkıa biz bunu biraz yumuşatarak diyoruz ki: İnsan hiç olmazsa Resûl-i Ekrem’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) bunu diyebilmelidir. Çünkü, Hak sarayının söz götürmez sultanıdır O. Allah indinde yaratılmışların en eşrefidir. İmam Birgivî’nin büyük bir insan olduğu muhakkak ve müsellem. Bununla beraber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Allah’ın kendisine büyük salâhiyetler bahşettiğini, bizzat kendileri anlatır.3

Evet, o Zât (sallallâhu aleyhi ve sellem) Hak sarayının kapısına vurmadan içeriye giren mahremlerdendir. Ona kaç defa nazla gitmiş, niyazla dönmüştür. Evet O, bir insanın varamayacağı noktalara varmış, imkân ve vücub âlemiyle dudak dudağa gelmiş,4 sonra da niyazla geri dönmüştür.5

Sadede dönelim: Efendimiz gibi, O’nun ümmetinden bazı kimselerin insanlara inayeti, el uzatması, teveccühü olabilir. Fakat bunların hepsi vesile ve vasıtadır. Esas her şeyi yaratan Allah’tır. Ehl-i Sünnet akidesi böyledir. Allah bir kısım kimseleri affedecektir de Resûl-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) şefaatini ona vesile yapar. Evet mü’min, inayet ehlinin inayetini düşünürken böyle düşünmeli, böyle inanmalıdır.

180