Allah’ın tebeddülden, tegayyürden, elvan u eşkâlden münezzeh ve müberra olması Zât’ındandır. Ruh ise, basit bir varlık olarak Allah tarafından yaratılmıştır. Allah, hâlıktır, ruh ise mahluktur. Allah, kendi kendine kaim ve varlığı kendindendir. Ruh dahil her şey O’nunla kaimdir. Her şey elini O’na uzatmış istiane etmekte, O ise, “iyyâke nestaîn”1 sözü ile yapılan bütün istianelere iane etmekte, yardımda bulunmaktadır. Ruh da, Allah’ın yardım elini uzattığı mahluklarından birisidir. Ruhun varlığı da Allah ile kaimdir. Evet, ruh da Allah’a dayandığı sürece vardır. Allah’a dayanmadığı zaman o da mahvolur. Allah şuurlu, hayatlı bir kanun olarak ruhu kendi kudret ve iradesine dayamış ve böylece onun varlığını devam ettirmektedir.
Bir misalle arz edecek olursak, Güneş’te şua, ışık ve renkler vardır. Ay’da da bunu müşâhede ederiz. Fakat Güneş’i yok farz ettiğimiz zaman, Ay’da o ışıkları düşünmemize imkân yoktur. Ay’ın üzerindeki o arazî ışıklar, Güneş’te zatî olan ışıkların cilvesidir. Biz hayalen Güneş’i yok farz ettiğimiz zaman, Ay’ın üzerinde ışık devamına imkân kalmaz. Siz Ay ile Güneş’i bu durumda müsâvi tutabilir misiniz? Hayır. Kur’ân Ay için “nur”2 veya “münîr”3 tabirini, Güneş için ise “parıl parıl yanan bir lamba”4 ifadesini kullanmıştır. Bu benzetmeler bir bakıma Cenâb-ı Hak için pek uygun olmuyor. Ama, meselenin kavranması için müşahhas temsile ihtiyaç var.
Ahirette de Allah, ruh ile beraber cesetleri de bâkî kılacaktır. Allah bâkî, onlar da bâkî, ama onların bekâsı Allah ile kaim. Dilerse hepsini yok ediverir. Fakat O’nun varlığı kendi Zât’ı ile kaim. Onlar yok olabilirler ama Zât-ı Ecell-i A’lâ her türlü avârızdan muallâ ve müberradır.
Dipnotlar
- 1 “Yalnız Senden medet umarız.” (Fatiha sûresi, 1/5)
- 2 Yûnus sûresi, 10/5; Nuh sûresi, 71/1.
- 3 Furkan sûresi, 25/61.
- 4 Furkan sûresi, 25/61; Nuh sûresi, 71/16; Nebe’ sûresi, 78/13.