Hicr sûresindeki “Aşılayıcı rüzgârları gönderip onunla gökyüzünden su indirip size takdim ettik. (Yoksa) siz o suyu depo edemezdiniz.”17 âyeti, bu hususa ayrı bir buud ilâve ederek ağaçların ve çiçeklerin aşılanmasında rüzgârların fonksiyonuna dikkati çektiği gibi, onların bilhassa, bulutları aşılama vazifesini de ihtar etmektedir. Oysaki, Kur’ân nazil olduğu zaman, ne otun, ağacın, çiçeğin ne de bulutların aşılanma ihtiyaçları bilinmediği gibi, rüzgârların çelik-çavak bu önemli vazifeyi gördüklerinden de hiç kimse haberdar değildi…
4. Fizik
Varlığın ana unsuru madde ve onun çift ve tek olma gibi hususiyetleri de Kur’ân-ı Kerim’in ele alıp anlattığı mevzulardandır.
Meselâ, Zâriyât sûresinde “İyice düşünesiniz diye biz her şeyi çift olarak yarattık.”18 fehvasınca her şeyin çift olarak yaratıldığı ve Kur’ân’ın kullandığı malzeme itibarıyla, bunun önemli bir esas ve âlemşümul bir prensip olduğu anlaşılmakta. Şuarâ sûresindeki âyette ise “Yeryüzüne bakmıyorlar mı? Biz onda nice iç açıcı çiftler yaratıp yetiştirdik.”19 denilerek, her sene gözümüzün önünde haşr u neşr olan yüz binlerce çifte dikkat çekilmekte ve Allah’ın nimetleri hatırlatılmakta. Yâsîn sûresindeki âyet ise, daha şümullü ve daha enteresan: “Ne yücedir o Allah ki toprağın bitirdiklerinden, (onların) kendilerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden hep çiftler yaratmıştır.”20 şeklindeki beyanıyla, bugün bilip tespit edebildiğimiz çift yaratıkların yanında, henüz bilemediğimiz birçok çiftlerin varlığı da ihtar edilmektedir.
Evet, Allah, insanlardaki erkeklik ve dişilikten, otların, ağaçların çift olma esasına; atomlar, atomlardaki elektron ve çekirdek ikiliğinden, madde-antimadde zıt eşliliğine kadar, canlı-cansız, yerde-gökte değişik keyfiyet ve buudda ne kadar çift varsa, umum nimetlerini tâdât sadedinde, kendinden başka her şeyin çift olduğunu zikredip bizleri düşünmeye davet ediyor.
Dipnotlar
- 17 Hicr sûresi, 15/22.
- 18 Zâriyât sûresi, 51/49.
- 19 Şuarâ sûresi, 26/7.
- 20 Yâsîn sûresi, 36/36.