İçeriğe geç

Meşreplere gelince, her meşrep içinde bir dâne-i hakikat vardır. Cenâb-ı Hakk’ın, farklı mizaç, meşrep ve mezaklarda yarattığı şeyleri görmezlikten gelerek, fıtrat hakikatine karşı çıkıp, ayrı ayrı cetvellerden fışkıran suları karıştırarak, hayalî vahdet yolları araştırmayalım. Herkes kendi sahasında envâr-ı Kur’ân ve imanı neşretsin ve başkaları ile uğraşmasın.. ittifak edemiyorsa da hiç olmazsa ihtilafa düşmesin. En azından Müslümanları çekiştirip durmasın. Her Müslümanı alkışlamasını bilsin. Her “Allah” diyenin arkasında olsun. –İnşâallahü Teâlâ– o takdirde, kısa zaman sonra, ittihat ve ittifak teessüs edebilir.

238