müessir bir zehirle zehirlemiş, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma göndermiş. Sahabeler yemeye başladılar. Birden ferman etti:
اِرْفَعُۤوا اَيْدِيَكُمْ اِنَّهَۤا اَخْبَرَتْنِى اَنَّهَا مَسْمُومَةٌ Yani, "Pişirilen keçi bana der ki, 'Ben
zehirliyim" diye haber veriyor. Herkes elini çekti. Fakat o şiddetli zehirin tesirinden, Bişr ibni'l-Bera' aldığı birtek lokmadan vefat etti. Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, o Zeynep ismindeki kadını çağırdı. Ferman etti: "Neden böyle yaptın?" O menhuse dedi: "Eğer peygambersen sana zarar vermeyecek. Eğer padişahsan, insanları senden kurtarmak için yaptım."1 Bazı rivayette onu öldürtmemiş, bazı tarikte öldürtmüş. Ehl-i tahkik demiş ki: Kendi öldürtmemiş; fakat Bişr'in veresesine verilmiş, onlar öldürmüşler.2
Şu vak'a-i acibedeki vech-i i'câzı gösterecek iki üç noktayı dinle:
Birincisi: Bir rivayette var ki, o keçinin kavli haber verdiği vakit bazı Sahabeler de işittiler.3
İkincisi: Hem bir rivayette vardır ki, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, haber verdikten sonra dedi: " بِسْمِ اللهِ deyiniz, ondan sonra yiyiniz. Zehir daha tesir etmeyecektir." Şu rivayeti çendan İbni Hacer-i Askalânî kabul etmemiş, fakat başkaları kabul etmişler.4
Üçüncüsü: Hem dessas Yahudiler, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma ve mukarrebîn-i Sahabeye birden darbe vurmak istedikleri halde, birden gaipten haber verilmiş gibi hâdisenin inkişafı ve desiselerinin akîm kalması ve o ihbarın ifade ettiği vakıa doğru çıkması ve hiçbir vakit Sahabeleri nazarında mütehalif bir haberi görülmeyen Zât-ı Ahmediyenin "Şu keçinin kavli bana söylüyor" demesi, herkesin kulağıyla o keçiden o sözü işitmesi kadar kanaat-i kat'iyeleri olmuş.5
Dipnotlar
- Hz. Ebu Hureyre'den: Buharî, Tıb: 55, Cizye: 7, Mağâzî: 41; Ebu Davud, Diyât: 6, no: 4509, 4511, 1512; Dârîmî, Mukaddime: 11; Müsned, 2:451 Hz. Enes'ten: Müslim, no: 2992; Buharî, el-Hibe: 28; Ebu Davud, Diyât: 6, no: 4508. Hz. Câbir ibni Abdullah'tan: Dârîmî, Mukaddime: 11; Ebu Davud, Diyât: 6, no. 4510, 4511. Zehirli keçi hakkında rivâyet yolları ve yeterli bilgi için bk. Ebu Davud, Diyât: 6.
- el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:219, 4:109; Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve: 6:256, 264; İbnü'l-Kayyım, Zâdü'l-Me'âd, 3:336.
- bk. Hz. Câbir'in hadisi: et-Tebrîzî, Mişkâtü'l-Mesâbîh, no. 5931, Ebu Davud, Diyât: 6; Dârîmî, Mukaddime: 11; el-Cizrî, Câmiu'l-Usûl, 8888, el-Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 8:295-296.
- Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:317-319; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:645.
- Ebu Davud, Diyât, 6; Dârimî, Mukaddime, 11; Mecmeu'z-Zevâid, 8:295-296; Beyhakî, Delâîlü'n-Nübüvve, 4:262.