İçeriğe geç

olan selasetli, haşmetli, ziyadar, münakkaş, müzeyyen olan ifade ve beyanlarında nümayan ve orada ziyabahş ve nur-efşandır.

Ey Risale-i Nur, ey mu'cize-i Kur'ân!

Müftehir seninle ins ü cin, zemin ü zaman,

Işıklandı kalpler, doldu nurunla cihan,

Binler selâm sana ey mu'cize-i Kur'ân!

Ey Risale-i Nur, ey dertlilere derman!

Yangın gönüllere âb-ı kevser sen oldun,

Âşık bîçarelere vird-i seher sen oldun,

Gönüllere takılı inci cevher sen oldun,

Müftehir seninle ins ü cin, zemin ü zaman,

Binler selâm sana ey mu'cize-i Kur'ân!

Yanık gönüllere sanki zemzem pınarı,

Cennet-misâl ortası, bağ-ı Firdevs kenarı,

Ruşen âlem, nurunla ey hidâyet serdarı!

Müftehir seninle ins ü cin, zemin ü zaman,

Binler selâm sana ey mu'cize-i Kur'ân!

134