İçeriğe geç

Ve şu fıkrayı söylettirdi:

Âyinedir bu hâtem, herkes sıdk ile hâdim,

Mir'ât-ı Üstaddan, Kur'ân'dır görünen dâim.

Allahü Zülcelâl cümlesinden razı olsun. Bu mübarek mir'âtın boş köşesine, bu beyitle imzamın konulmasını tasvib-i ârifanelerine arz ederim.

Hulûsi

• • •

- 90 -

Binbaşı Âsım Beyin Risaletü'n-Nur Sözleri hakkında temsîl ettiği bir fıkradır.

Münezzehdir şuûnattan, hep ilhâm-ı İlâhîdir,

Okurken nur alır vicdan, sütûr-u bî-tenâhîdir,

Riyâdan, kibirden, her meâsîden münezzehdir,

Kelâm-ı lâyezâlîden gelen bir nur-u müferrihtir.

Nasıl bir vecd içinde anladım bilsen, bu âsârı,

Bu, âyetler gibi nuranî ve lâhutî bu efkârı,

Meâsir mi? Eser mi? Müncelî, yoksa müessir mi?

İlâhî bir "sürâ"dan berk uran, hayret-fezâ sır mı?

Anılmaz, anlatılmaz, sırr-ı vahdetten haberlerdir.

Sen ey gafil beşer, bil nefsini, gör ki, ne şeylerdir.

Bütün kevn vâlih ve hayran düşündükçe serencâmın

Kerîm hayretle, hürmetle anar nâmın, büyük nâmın.

Âsım

• • •

141