İçeriğe geç

için fiillerini kaydettirmesin, kötülük ve iyiliklerini günah ve sevaplarını kaderin levhalarında yazmasın!.. Hâşâ, kaderin levh-i mahfûzunda yazılan harfler sayısınca hâşâ!

Demek, Allah’a iman hakikati, delilleriyle meleklere iman ve kadere iman hakikatlerini de kesin şekilde ispat eder. Güneş gündüzü ve gündüz güneşi gösterdiği gibi, imanın esasları birbirini ispatlar.

İkinci Nokta

Başta Kur’an, bütün semavî kitapların ve suhufun; başta Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselam) bütün peygamberlerin (aleyhimüsselam) bütün davaları beş altı esas üzerinde dönüyor, devamlı o esasları ders vermeye ve ispat etmeye çalışıyor. Onların peygamberliklerine ve doğruluklarına şahitlik eden bütün deliller o esaslara bakıyor, onların hakkaniyetini kuvvetlendiriyor. Bunlar Allah’a, ahirete ve diğer esaslara imandır.

Demek, imanın altı şartının birbirinden ayrılması mümkün değildir. Her biri bütününü ispat eder, ister, gerektirir. O altı esas öyle bir bütün, küll ve küllîdir ki, bölünme kabul etmez ve birbirinden ayrılması imkânsızdır. Nasıl ki, kökü göklerde bulunan tûbâ ağacının her bir dalı, her bir meyvesi, her bir yaprağı o koca ağacın küllî, tükenmez hayatına dayanır. O kuvvetli ve güneş gibi açıkça görünen hayatı inkâr edemeyen, ona bağlı bir tek yaprağın hayatını da inkâr edemez. Eğer ederse o ağaç, dalları, meyveleri ve yaprakları sayısınca o inkârcıyı yalanlayacak, susturacaktır. İşte iman da altı esasıyla aynı vaziyettedir.

Bu makamın başında, altı nokta ve her bir noktada ayrıca beşer nükte olacak şekilde, altı iman esasını otuz altı nüktede anlatmaya niyet edilmişti. Ve baştaki müthiş soruya izahlarla cevap vermeyi arzulamıştım. Fakat bazı arızalar izin vermedi. Tahmin ederim ki, birinci nokta kâfi bir ölçü olduğundan, zekiler için daha fazla izaha ihtiyaç kalmadı ve tam anlaşıldı ki:

Bir Müslüman, bir iman hakikatini inkâr etse mutlak küfre düşer. Çünkü başka dinlerin kısa beyanlarına karşılık İslamiyet’te esaslar tam izah edilmiş, birbirine zincirlenmiş. Muhammed aleyhissalâtü vesselamı tanımayan, tasdik etmeyen bir Müslüman, artık Allah’ı da (sıfatlarıyla) tanımaz ve ahireti bilmez. Bir Müslümanın imanı o kadar

73