Böyle yirmi küllî hakikat ile Cenâb-ı Hakk’ın “Hak” ismine bağlanan.. en küçük canlının en basit ihtiyacını gören, duasını işiten ve onlara fiilen cevap veren Hafîz-i Zülcelâl’in “Hafîz” ismiyle sürekli amelleri kaydedilen.. kâinatı alâkadar edecek fiilleri o ismin kiramen kâtibîni tarafından yazılan.. ve her şeyden çok o ismin dikkat nazarına mazhar bulunan insan için, elbette ve elbette, her halde, hiç şüphe yok ki bu yirmi hakikatin hükmüyle bir haşir ve neşir olacak. İnsan, Hak ismiyle önceki hizmetlerinin mükâfatını görecek ve kusurlarının cezasını çekecek... Hafîz ismiyle cüzî-küllî kayıt altına alınan her amelinden hesaba ve sorguya çekilecek... Bekâ âleminde ebedî saadet ziyafet sofrasının ve daimî hüsran hapishanesinin kapıları ona açılacak. Ve bu âlemde birçok varlık türüne kumandanlık yapan, karışan ve bazen karıştıran bir kumandan, toprağa girip her amelinden hesaba çekilmemek ve uyandırılmamak üzere yatıp saklanmayacaktır.
Yoksa sineğin sesini işitip ona hayat hakkını ihsan etmekle fiilen cevap verdiği halde, sayısız insanın zikredilen yirmi hakikatin dilleriyle ettiği, arşı ve yeri çınlatan, gök gürültüsü kuvvetindeki bekâya dair dualarını işitmemek ve o hadsiz hukuku çiğnemek.. sinek kanadındaki intizamın şahitliğiyle sinek kanadı kadar bir şeyi israf etmeyen bir hikmetin, bütün o hakikatlerin bağlandığı insanî kabiliyetleri, ebede uzanan emelleri, arzuları ve kâinatın onları besleyen pek çok bağını ve hakikatini bütün bütün israf etmesi öyle bir haksızlıktır, imkânsız ve zalimce bir çirkinliktir ki; Hak, Hafîz, Hakîm, Cemîl ve Rahîm isimlerine şahitlik eden bütün varlıklar bunu reddeder, “Yüz derece akıl dışı ve bin yönden imkânsızdır” der.
İşte Hâlıkımıza haşre dair sorduğumuz soruya Hak, Hafîz, Hakîm, Cemîl, Rahîm isimleri şöyle cevap verir:
“Biz, hak ve hakikat olduğumuz gibi ve bize şahitlik eden varlıkların birer hakikat olarak ortaya çıkmasının gösterdiği üzere, haşir haktır ve muhakkaktır.”
Hem madem…
Daha yazacaktım, fakat güneş gibi mâlum olduğundan kısa kestim.
Dipnotlar
- Kiramen kâtibîn: İnsanın iki tarafında bulunup sevap ve günahlarını yazan melekler.