yok olmak için yaratılmamıştır. Her şeyin belki bekâya yükselerek, daimî bir hayat için saf hale gelerek, kabiliyetiyle ebedî vazifeye girmek üzere yaratıldığını o hafîziyet gayet kuvvetli bir şekilde ispat eder.
Evet, her baharda görüyoruz ki, güz mevsimi kıyametinde vefat eden sayısız bitki; her bir ağaç, her bir kök, her bir çekirdek, her bir tohum bahardaki yeniden dirilişte وَإِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ ayetini okuyup onun bir mânâsını, bir örneğini kendi diliyle, geçmiş senelerde gördüğü vazifenin misalleriyle tefsir eder, o büyük hafîziyete şahitlik yapar. هُوَ الْأَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ ayetindeki dört muazzam hakikati her şeyde gösterip hafîziyeti en son derecede, haşri bahar kolaylığında ve kesinliğinde bize ders verir.
Evet, bu dört ismin cilveleri, en cüzîden en küllîye, en küçükten en büyüğe kadar her şeyde tecelli eder. Mesela, nasıl bir ağacın çıktığı çekirdek, اَلأَوَّلُ ismine mazhariyetle o ağacın gayet mükemmel programını, yaratılışındaki noksansız donanımı ve vücuda gelişinin bütün şartlarını içinde barındıran bir kutucuktur ki hafîziyetin büyüklüğünü ispatlar.
وَالْاٰخِرُ ismine mazhar olan meyvesi, çekirdekleriyle o ağacın bütün fıtrî vazifelerinin fihristini, amellerinin listesini ve ikinci hayatının düsturlarını içeren küçük bir sandıktır ki en son derecede hafîziyete şahitlik eder.
وَالظَّاهِرُ ismine mazhar olan o ağacın cismanî sureti öyle uyumlu, sanatlı ve süslü bir giysi ve ayrı ayrı nakışlar, ziynetler ve yaldızlı nişanlarla donatılmış, âdeta yetmiş renkli bir huri elbisesidir ki, hafîziyet içinde kudretin büyüklüğünü, hikmetin kusursuzluğunu ve rahmetin güzelliğini gözlere gösterir.
Dipnotlar
- “O, kendinden başka her şeyden önce bir Evvel; her şeyin neticesine ve nihayetine hâkim, varı yok yoğu da var eden bir Âhir; vücudu varlığın her satırında, her kelimesinde netlerden daha net, apaçık okunan bir Zâhir; her şeyin ötesinde, ötelerin de ötesinde kâinat ve hadiselerin biricik mercii bir Bâtın’dır; O, bütün bunlar birbirinden ayrı olmayan bir Evvel ve Âhir, bir Zâhir ve Bâtın’dır.” (Hadîd sûresi, 57/3)
- Kendinden başka her şeyden (masiva) önce bir “Evvel”.
- Her şeyin neticesine ve nihayetine hâkim, varı yok yoğu da var eden “Âhir”.
- Vücudu varlığın her satırında, her kelimesinde netlerden daha net, apaçık okunan “Zâhir”.