bu benzersiz haz, geçen ayet-i kerîmedeki ihsan erbâbı olan o büyük mücahitlerde her zaman devam ediyor. Ve işte onlar, bu sebeptendir ki Mevlâ’yı unutmak gafletine düşmüyorlar. Nefisleriyle aslanlar gibi, bütün ömürleri boyunca çarpışıyorlar. Ve hayatlarının her ânı en yüksek terakki ve tekâmül yani ruhen ilerleme ve kemâle erme hatıraları kaydediyor. Ve bütün varlıkları o cemâl, kemâl ve celâl sıfatlarının sahibi olan Âlemlerin Rabbinin rızasında erimiş bulunuyor.
Mevlâ bizleri de o bahtiyarlar zümresine dâhil eylesin, âmin...
• • •
Yukarıdaki sayfalarda büyük Üstad’ın dostlarını meftun ve hayran ettiği kadar düşmanlarını da dehşetler içinde bırakan muazzam imanından bahsettik. Biraz da o mümtaz şahsiyeti nurdan bir hâle halinde sarmakta olan üstün meziyetlerinden, ahlâkından ve kemâl vasıflarından bahsedelim. Mâlum ya, her şahsiyeti çeşitli ve belli meziyetler çerçeveler. İşte Üstad’ın şahsiyetini meydana getiren başlıca sıfatlar şunlardır:
Ferâgati
Bir dava sahibinin ve bilhassa ıslahatçının muvaffakiyet şartlarının en mühimi ferâgattir. Zira gözler ve gönüller, bu mühim noktayı en ince bir hassasiyetle tetkik ve takibe meyillidir. Üstad’ın bütün hayatı baştan başa ferâgatin şaheser misalleriyle dolup taşmaktadır.
Allâme Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi merhumdan ferâgate dair şöyle bir söz işitmiştim: “İslam bugün öyle mücahitler ister ki, dünyasını değil, ahiretini de feda etmeye hazır olacak!”
Büyük adamdan çıkan bu büyük sözü tamamen kavrayamadığım için mutasavvıfların istiğrak hallerinde söyledikleri esrarlı sözlere benzeterek, herkese söylememiş ve olur olmaz yerlerde açmamıştım. Aynı sözü Bediüzzaman’ın ateşler saçan heyecanlı ifadelerinde de okuyunca anladım ki, büyüklere göre ferâgatin ölçüsü de büyüyor.
Evet, İslam için bu kadar acıklı bir ferâgate katlanmaya razı olan mücahitleri, Erhamürrâhimîn olan Allahu Zülkerem Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri bırakır mı? Kendini fedaya hazır kulunu lütuf ve kereminden, inayet ve merhametinden mahrum etmek, O’nun şanına –hâşâ!– yakışır mı?
Dipnotlar
- Ferâgat: Şahsi haklarından vazgeçmek, tokgözlülük.