açılmış ki, her insan eğer Almanlar ve İngilizler kadar kuvveti ve serveti olsa, aklı da varsa onu o tek davayı kazanmak için tereddütsüz sarf eder. İşte o, insanlığın yüz bin meşhur, öncü simasının, sayısız yıldız ve mürşitlerinin ittifakla, Kâinat Sahibinin ve Mutasarrıfının binlerce vaat ve beyanına dayanarak haber verdikleri ve bir kısmının gözleriyle gördükleri şu davadır:
İmanına karşılık bu yeryüzü kadar bağlar ve saraylarla süslenmiş bâki, daimî bir tarlayı ve mülkü kazanmak veya kaybetmek davası herkesin başına açılmış. İnsan eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda maddecilik vebasıyla çokları o davayı kaybediyor. Hatta keşif ve tahkik ehli bir zât, bir yerde vefat eden kırk insandan yalnız birkaçının ölüm anında kazandığını görmüş, ötekiler kaybetmiş. Acaba bütün dünya saltanatı insana verilse bu kaybettiği davanın yerini doldurabilir mi?
İşte o davayı kazandıracak hizmetleri, o yolda gidenlerin yüzde doksanına o davayı kaybettirmeyen harika bir dava vekilini, bizi o işte çalıştıran vazifeleri bırakıp ebediyen dünyada kalacak gibi âfâkî, faydasız işlerle meşgul olmayı tam bir akılsızlık bildiğimizden, biz Risale-i Nur talebeleri, her birimizin yüz derece daha fazla aklımız olsa ancak bu vazifeye kullanmak lâzımdır, diye kanaatimiz var.
Ey hapis musibetinde yeni kardeşlerim! Sizler benimle beraber gelen eski kardeşlerim gibi Risale-i Nur’u görmediniz. Ben onları ve onlar gibi binlerce talebeyi şahit göstererek derim, ispat ederim ve etmişim ki:
O büyük davayı yüzde doksanına kazandıran, yirmi senede yirmi bin insanın eline o davanın kazancının vesikası, senedi ve beratı hükmündeki tahkiki imanı veren, Kur’an-ı Hakîm’in manevî mucizesinden çıkan bu zamanın birinci bir dava vekili, Risale-i Nur’dur.
Bu on sekiz senedir düşmanlarım, dinsizler ve maddeciler aleyhimde gayet gaddarca hilelerle hükümetin bazı ileri gelenlerini aldatarak bizi yok etmek için –bu defaki gibi eskiden de– hapislere, zindanlara soktukları halde Risale-i Nur’un çelik kalesindeki yüz otuz parçasından ancak iki üçüne ilişebildiler. Demek, avukat tutmak isteyen onu elde etse yeter. Hem korkmayınız, Risale-i Nur yasak kalmaz! Mühim risaleler –iki üçü müstesna– Cumhuriyet hükümeti