لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ الَّذِي دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِه۪ فِي وَحْدَتِه۪: اِتِّفَاقُ الْمَلٰئِكَةِ اَلْمُتَمَثِّلِينَ لِأَنْظَارِ النَّاسِ وَالْمُتَكَلِّمِينَ مَعَ خَوَاصِّ الْبَشَرِ بِإِخْبَارَاتِهِمُ الْمُتَطَابِقَةِ الْمُتَوَافِقَةِ.
denilmiştir.
Sonra merak ve şevk dolu misafir, şehadet âleminde yani şu görünen, cismanî ve maddî âlemde hususi toplulukların dillerinden ve hallerinden ders aldığından, gayb ve berzah âleminde de mütalaa ile bir seyahat ve hakikati araştırmayı arzu etti. Bu haldeyken her insan tabakasında bulunan ve kâinatın meyvesi olan, insanın çekirdeği hükmündeki, küçüklüğü ile beraber mânen kâinat kadar genişleyebilen, istikamet üzere olan nurlanmış akılların, selim ve nuranî kalblerin kapısı açıldı. Baktı ki:
Onlar gayb âlemi ile şu görünen âlem arasında insanî berzahlardır ve iki âlemin birbiriyle teması, muameleleri insana göre o noktalarda oluyor. O yolcu böyle gördüğünden, kendi aklına ve kalbine dedi ki: “Gelin, bu emsalinizin kapısından hakikate giden yol daha kısadır! Öteki yollardaki dillerden ders aldığımız gibi değil, belki iman noktasında taşıdıkları vasıflardan, keyfiyet ve renklerinden mütalaamız ile istifade etmeliyiz.” Ve mütalaaya başladı, gördü ki:
Kabiliyetleri gayet çeşitli, mezhepleri birbirinden uzak ve farklı olan bütün istikametli ve nurlu akılların iman ve tevhidde, bu vasıflara sahip ve sağlam, delillere dayanan itikatları tevafuk ediyor.. ve sarsılmaz, tam emniyet içinde kanaat ve şüpheye yer bırakmayan imanları birbiriyle örtüşüyor. Demek, değişmeyen bir hakikate dayanıp bağlanmışlar ve kökleri, sağlam bir hakikate girmiş, kopmuyor. Öyleyse onların iman noktasında, Cenâb-ı Hakk’ın vücûbunda ve birliğinde icmâları, hiç kopmaz nuranî bir zincir ve hakikate açılan ışıklı bir penceredir.
Hem o yolcu gördü ki: Yolları birbirinden uzak ve meşrepleri birbirinden ayrı olan bütün o selim ve nuranî kalblerin iman esaslarındaki, birbirini doğrulayıp destekleyen, kalb ve ruhu doyurup tatmin eden, ilahî cezbe ve huzurun neticesi olan keşif ve müşahedeleri birbirine tevafuk ediyor ve tevhidde birbiriyle mutabık çıkıyor.
Dipnotlar
- Allah’tan başka ilah yoktur. O Allah ki, surete bürünüp insanların gözüne görünen ve beşerin havas tabakasıyla konuşan meleklerin ittifakı, birbiriyle uyumlu ve tevafuk eden haberleriyle O’nun vahdet (birlik) içindeki varlığının vücûbuna delildir.