Ya Rabbe’l-âlemîn! Senin kereminin, rahmetinin, merhametinin herkesi ve her şeyi çepeçevre sarıp sarmaladığı mülahazasıyla biz de huzurunda el pençe divan duruyor ve bizim gibi isyan vadilerinde düşe kalka yürüyen günahkârları da kereminden mahrum etmemeni diliyoruz; diliyoruz, çünkü Sen fazlı ve keremi bol, hazineleri için bitip tükenme asla söz konusu olmayan yegâne Zatsın.
Rabbimiz! Bize kötülük yapanlara iyilikle mukabelede bulunmamızı ve seyyiâtı hasenâtla savmamızı emreden de yine Sensin. İşte biz de Senden böyle bir muamele ümid ediyor, hata ve kusurlarımızı setredip ihsanlarınla bizi de sevindirmeni diliyoruz. Bu türlü bir iyiliğin en çok yüce Zâtına yaraşacağında ise zerre kadar şüphemiz yoktur, ey merhametlilerin en merhametlisi olan ulu Allahımız.
Ey hiç açılmaz gibi görünen kapıları bile ardına kadar açmaya muktedir olan yüce Rabbimiz. Senden, arkasında hayır ve güzellik olan bütün kapıları en yakın zamanda bizim için de açmanı diliyoruz. Ey bütün sebepleri yaratan ve onlara hükmeden ulu Sultanımız. Nezdinden göndereceğin inayet sürprizleriyle, bize de, ümitlerimizin ve hayallerimizin ötesinde maksûdumuza, matlûbumuza, mahbûbumuza ulaşacağımız imkanlar lütfet.
Nezdinde makbul ve mukarreb kullar gibi, bizleri de emredilen hususlarla meşgul olup tamamını bihakkın yerine getiren.. nehyedilen hususlardan yüz çevirip hepsinden içtinab eden.. hedefinde hep Senin hoşnutluğun olan.. insanların ellerindeki şeylere tama(h) etmeyen.. peygamberâne bir iffet, peygamberâne bir ismet ve peygamberâne bir fetanet peşinde olup, her zaman Senin sâdık u masdûk elçilerinin yürüdükleri şehrahlardan yürüme gayreti içinde bulunan.. gözü-gönlü sürekli Sana müteveccih ve hiç ara vermeden hep ölüm ötesi hayat için hazırlık yapan salih kimselerden eyle.
Ya Rab! Bizi dünyada da ukbâda da utanılacak, başımızı aşağıya eğdirecek ve rezil rüsvâ hâle düşürecek işlerden uzak tut ve öyle fecî durumlarla karşı karşıya bırakma. Senden, dostlarının yüzüne baktığın, ellerinden tutup kaldırdığın gibi, bizim yüzümüze de bakmanı, bizi de tutup kaldırmanı istirham ediyoruz. Sana düşmanlıkta bulunanların düştükleri, insanı yerin dibine batıracak, utanılası bir hâle düşmekten de yine Senin hıfz u sıyanetine sığınıyoruz.
Ya Rabbenâ ve ya İlâhenâ! Sen de biliyorsun ki, bilerek hiçbir zaman Senden başkasına kullukta bulunmadık; bulunmayız da. Biz sadece ve sadece Senin kullarınız. Senden başka hiçbir Rab tanımadık; zaten Senden başka hiçbir Rab da yoktur. İşte onun için huzuruna geldik, kapının eşiğine başımızı koyduk, ulûhiyetinin ve rubûbiyetinin ululuğu karşısında boyunlarımızı büküp yüz yere sürdük. Her zaman el-pençe divan durmaya da âmâde bulunuyoruz; ne olur, biz âciz, zayıf, garip ve muhtaç kullarından merhametini esirgeme ve bizi haybet ve hüsrana maruz bırakma.
Ya Rabbelâlemîn! “Kullarım Benden bir şey dileyecek olurlarsa Ben onlara yakınlardan daha yakınım ve dualarına mutlaka icabet ederim.” buyuran Sensin ve Senin buyruklarının hak ve hakîkat olduğu hususunda asla şüphe edilemez. İşte zayıf ve âciz kulların olarak yüce dergâhının eşiğine başlarımızı koyduk; kendimize zulmettiğimizi ve daha başka günahlarımızı itiraf ediyor ve “Tevbeler olsun ya Rabbi. Tevbeler olsun.” diyoruz. Evet, Senin hoşnut olmadığın ne kadar çok günaha bulaşmışsak hepsi için bağışlanma diliyor, bunun için de yüce dergâhına iltica ediyoruz. Gaffâr ism-i cemîlinin hakkı için, ne olur, günahlarımızı ört ve bizi onların kirinden, isinden, pasından, tozundan, dumanından arındırarak zâhir ve bâtın latîfeleri dupduru insanlar hâline getir. Şayet kusur, hata, günah ve isyanlarımızdan dolayı isimlerimiz şakîler defterine kaydolmuşsa, ne olur bahtına düştük, ismimizi oradan kaldır ve iyilerin, makbul ve mukarreb kulların isimlerinin kayıtlı olduğu kütüğe yazdır.
Ey merhametine, şefkatine, keremine, ihsan ve lütuflarına nihayet olmayan Rahmet Sultanı Rabbimiz. Senden, bize de, dostlarına bulunduğun gibi muamele etmeni diliyor, hoşnutluğunun şerbetiyle bizi de ferahlandırmanı dileniyoruz.
Rabbimiz! Haddimizi aşarak bütün bunları Senden isteme cür’etinde bulunuyoruz, zira gidecek başka hiçbir kapımız yok ve Sen de bizim yegâne Mevlâmızsın. Hem ne güzel Mevlâ ve ne güzel Dostsun. Ne olur, eksik gedik de olsa teveccühlerimizi kabul buyur; ar ve utanç sebebi olabilecek durumlara düşmemize müsaade etme.
Ey yücelerden yüce Rabbimiz! Biz her ne kadar Senin rahmetine ve keremine layık olmasak da, şüphesiz Senin rahmetin, bizim gibi hayatının çoğu düşüp kalkmakla geçmiş mücrimlere bile ulaşacak kadar geniş ve boldur. Ya Rab. Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hissedâr kıl.. imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itmi’nanla doldur..