zâtî şan ve şeref sahibi Mecîd.. ölümden sonra dirilten ve diriliş erleri gönderen Bâis.. her şeyi ra’ye’l-ayn bilen Şehîd.. varlığı kendinden ve değişmeyen bir zât olan Hakk.. güvenilip dayanılan ve Kendisine itimat edilen Vekîl.. dilediğini dilediği gibi icrâ eden kuvvet sahibi Kaviyy.. kudret-i kâhire sahibi Metîn.. dost ve yardımcı Veliyy.. herkesin hamd ü senâsının biricik mercii Hamîd.. her işi ve davranışı sayıp dökecek olan Muhsî.. her şeyi ilk yaratan Mübdi’.. hayattan sonra ölümü, ölümden sonra da hayatı geri veren Muîd.. maddî-manevî hayat veren Muhyî.. verdiği hayatı alıp öldüren Mümît.. hayatı Kendinden, ebedî hayy olan Hayy.. Kendi Kendine kâim olan Kayyûm.. aczi söz konusu olmayan kâdir u kâhir Vâcid.. mutlak fazl ve şeref sahibi Mâcid.. nazîri, veziri, dengi, benzeri olmayan bir yektâ olan Vâhid.. ikincisi olmayan tek, Ehad.. herkesin muhtaç olduğu müstağnî Samed.. her şeye gücü yeten Kâdir.. mutlak iktidar sahibi Muktedir.. öne alan, öne çıkaran Mukaddim.. geriye bırakan Muahhir.. varlığının başlangıcı olmayan ezelî, Evvel.. varlığının sonu olmayan ebedî, Âhir.. âyât ve âsârıyla apaçık Zâhir.. Zât’ı, hakikatiyle ihata edilmeyen Bâtın.. kâinatları idare eden, her şeyi gözeten Vâlî.. her türlü noksanlıktan müberrâ bir ulu, Müteâl.. durumuna göre herkese iyilikte bulunan Berr.. tevbeye sevk eden ve tevbeleri kabul buyuran Tevvâb.. sürekli in’am ve ihsanda bulunan Mün’im.. suçluları tecziye eden Müntakim.. günahları silip süpüren, seyyiâtı hasenâta çeviren Afüvv.. fenalıklara karşı kullarına müşfik olan Raûf.. mülkün tek sahibi olan Mâlikü’l-mülk.. sonsuz celâlle ikram ve cemâli cem’ eden Zü’l-celâli ve’l-ikram.. terbiyenin bütün levâzımını câmi’ şekilde terbiye eden Rabb.. her hükmünde âdil olan Muksit.. zâtında her türlü kemâlâtı câmi’ ve herkesi toplayıp biraraya getiren Câmi’.. kimseye muhtaç olmayan Ğaniyy.. zenginlik bahşeden ve gönülleri zengin kılan Muğnî.. istemediği şeyleri vermeyen Mâni’.. sebebiyet verenlere göre zararları yaratan D(z)ârr.. faydalı şeyler veren Nâfi’.. her şeyin biricik ışık kaynağı Nur.. hidayete erdiren ve gönülleri hidayete açan Hâdî.. eşi-benzeri olmayan şeyler yaratan Bedî’.. Kendisi için fenâ söz konusu olmayan Bâkî.. dilediğine dilediğini temlik eden gerçek sahip, Vâris yalnız O’dur. (3 defa) Ey Nûr, ey Hâdî! Kalblerimizi tenvîr buyur. Ey Nûr! Yüzümüzü ak eyle. Doğru noktaya ulaştıran Reşîd.. her şeyin yegâne mâliki Seyyid.. herkesin ve her şeyin Kendisine muhtaç olduğu ama Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan müstağni, Samed.. günahkâr kullarını cezalandırmada acele etmeyip lütfuyla muamelede bulunan Sabûr O’dur. O’nun şanı yücelerden yücedir.
O Sabûr’dur. “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla işitir ve görür.” “O ne güzel mevlâ, ne güzel yardımcıdır!” “Ya Rabbenâ, affını dileriz, dönüşümüz Sanadır.” “Bütün işler eninde sonunda Allah’a döner.” “İyi bilesiniz ki yaratmak da, emretmek de O’na mahsustur. Evet o Rabbülâlemin olan Allah ne yücedir!” Öyle ki, Yüce Zâtı, yarattıklarına benzemekten mukaddestir. O, şanı başları döndürecek kadar yücedir. Ulvî sıfatları mahlûkatın sıfatlarına benzemekten münezzehtir. Allah Azîzdir. Allah Celîldir. O’ndan başka bir ilah yoktur, Ma’bud-u bi’l-hak ve Maksud-u bi’l-istihkak sadece O’dur. “Allah her türlü noksanlıktan müberrâ bir ulu Müteâldir. Sübhan’dır O ve zalimlerin iddialarından münezzehtir, son derece yücedir, uludur. (9 defa)” “Sübhan’dır O; şanı ve burhanı, delili ne büyüktür! (5 defa)” Zât-ı Ecell ü A’lâsı her türlü kusurdan yücedir. O hep kemâliyle mütecellîdir. Hamd Allah’a mahsustur. O nazîri, veziri, dengi, benzeri olmayan bir yekta Vâhiddir. Birliği azlık ifade eden bir birlik değildir. Varlığı Kendindendir, dolayısıyla mevcûdiyeti bir illete dayanmaz. O’ndan başka bir ilah, bir ma’bud yoktur.