el-Mübdi’ (yoktan var edendir),
el-Mu’îd (öldükten sonra tekrar diriltendir),
el-Muhyî (hayat verendir),
el-Mümît (öldürendir),
el-Hayy (hayat sahibidir),
el-Kayyûm (bizatihi var olup başkasına muhtaç olmayan ve her şeyin varlık ve bekâsı kendisine muhtaç bulunandır),
el-Vâcid (dilediği her şeye sahip olandır),
el-Mâcid (kerem ve şerefi büyük olandır),
el-Vâhid (zâtında birdir ve eşi yoktur),
es-Samed (ihtiyaçtan münezzeh olup kendisine daima muhtaç olunandır),
el-Kâdir (kudret sahibidir),
el-Muktedir (kudretine nihayet olmayandır),
el-Mukaddim (varlıkları birbiri üzerine takdîm edendir),
el-Muahhir (varlıkların bir kısmını diğer kısmından sonraya bırakandır),
el-Evvel (bütün eşyadan önce var olandır),
el-Âhir (her şey helâk olduktan sonra bakî kalandır),
ez-Zâhir (sayısız açık delillerle varlığı meydandadır),
el-Bâtın (varlığının keyfiyeti gözlerden ve idrakten saklı olandır),
el-Vâlî (bütün varlıkların hükümdarı ve mutasarrıfıdır),
el-Müteâlî (yüce zatına uygun olmayan her şeyden münezzeh olandır),
el-Berr (ihsan sahibidir),
et-Tevvâb (kullarının tevbesini ziyadesiyle kabul edendir),
el-Müntakım (müstehak olunan miktarda cezalandırandır),
el-Afüvv (günahları bağışlayıp silendir),
er-Ra’ûf (çok şefkatlidir),
Mâlikü´l-Mülk (mülkün sahibi, onda dilediği tasarrufu yapan ve onu geçerli kılandır),
Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm (ululuk ve ikrâm sahibidir),