• Bamteli

    PEYGAMBER MESLEĞİ: İRŞAD VE TEBLİĞ
  • KIRIK TESTİ

    İMTİHAN VE HAKTA SEBAT

KIRIK TESTI

İMTİHAN VE HAKTA SEBAT

Her hâlimiz ve tavrımızla, iman, ihsan, ihlâs, yakîn ve rıza kahramanı olma peşinde olmalıyız. Bütün bir hayatımızı bir dantela gibi bu atkılar üzerinde işlemeliyiz. Asıl derdimiz, hedefimiz, işimiz bu olmalı. Her bir davranışımızın Cenâb-ı Hakk’ın marziyât-ı sübhâniyesine muvafık olması için çok yalvarmalıyız. O’nun rızasına uygun düşmeyen hiçbir şeye razı olmamalıyız. Farz-ı muhal, şayet O, bizim insanları Cennet’e götürmemizden, Firdevs’in kapısını açmamızdan razı değilse, bunu bile arzu etmemeliyiz. Gerçi bunlar bizim boyumuzu aşkın şeyler. Fakat bir hakikati dile getirme adına, “farz-ı muhal” ile de kayıtlayarak söylenince zannediyorum mahzuru olmaz.

Evet, her meselemizle alakalı en önemli şey, yapıp ettiğimiz şeylerden Allah’ın razı ve hoşnut olması; bizim de sürekli bunun peşinde koşmamızdır. Ancak her zaman bu talebimizde başarılı olamayabiliriz. İnsan olmamız ve nefis taşımamız itibarıyla yer yer hatalar yapabiliriz. Bununla birlikte, falsolarımız bizi böyle yüksek bir duygu ve düşünceyi sürekli vird-i zebân etmekten alıkoymamalıdır. Düşsek, sürçsek bile, hemen ayağa kalkmalı ve yine “Allah’ım, iman, ihsan, ihlâs, rıza, aşk u iştiyak…” demeye devam etmeliyiz. Hayatımızı bu yüce gaye etrafında örgülemeli, Allah rızasını elde etmeyi biricik maksadımız hâline getirmeliyiz. Yatıp kalkıp sürekli, “Allah’ım, Seni görüyor gibi kulluk yapmaya, Senin tarafından görülüyor olma mülâhazasıyla yaşamaya, muradın istikametinde adım atmaya muvaffak eyle ve beni bu mülâhazalardan bir an dûr eyleme!” diye yalvarmalıyız. | DEVAMI…

Bamteli Özel

PEYGAMBER MESLEĞİ: İRŞAD VE TEBLİĞ

Öldükten sonra dirilme! Yeni bir ba’s ü ba’de’l-mevt! Cenâb-ı Hak lutfeylesin!  اَلْإِنْشَاءُ مِنْ جَدِيدٍ فِي خِدْمَتِنَا وَحَرَكَاتِنَا وَجَمَاعَتِنَا وَتَشْكِيلَاتِنَا diyoruz. Belli bir dönemde Cenâb-ı Hakk başlattığı o şeyi yeniden lütfeylesin! Ne var ki bu mevzu ciddi bir gayret ve bir cehd istiyor.

 Kur’ân-ı Kerîm: (Necm Suresi, 53/39-40) وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى – وَأَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرَى   buyuruyor.          

“Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez.” Bu açıdan; hemşirelerimizle, hanım kardeşlerimizle, erkek kardeşlerimizle irşad ve tebliğ adına yapabileceğimiz her şeyi yapmamız lazım. Bütün bunlar şart-ı âdî! Lutfedecek Cenâb-ı Hak’tır (c.c)!

Haddi zatında, günde bin defa bu mevzuda istekte bulunsak dahi, onu bile az görmeli! “Sana hakkıyla kulluk yapamadık!” demeliyiz. Meleklerin önünde bir kulluğa muvaffak olsak dahi; Rabbimizin büyüklüğü, O’nun bize olan ihsanları karşısında erkeğiyle kadınıyla, gerekli olan kulluğu yapamadığımızı itirafla; aczimizi, za’fımızı, fakrımızı, yetersizliğimizi ve tutarsızlığımızı her defasında vurgulamalıyız.

Kendimizi ne kadar küçük görür ve sorgularsak; kendimizle ne kadar iç muhasebeye girer ve ne kadar kendimizle yüzleşirsek; o nispette Cenâb-ı Hakk’ın nezdinde kıymet ifade eden bir hâl alırız. | DEVAMI…

Son Yansimalar

HAFTANIN HADÎS-İ ŞERÎFİ – 6 Haziran 2016

HAFTANIN HADÎS-İ SERÎFİ ELMAS DEMİRCİ ÖRSÜNE KONMAZ

Ubade İbni Sâmit (radıyallahu anh) nakletmektedir:

Rasulûllah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır:

“Fatihatü-l Kitab’ı (Fatiha Suresi'ni) okumayanın namazı yoktur!”

| DEVAMI...

Sizden Gelenler
Kitap Özetleri
Kur'an İklimi
Ortak Hatim
Sabah*Akşam Duaları
Hacet Duası