Posts Tagged ‘ziyaret’

Fehmi Koru’nun “Gül” Yazısı Üzerine…

Herkul | | DIGER

Onca zulüm, haksızlık, yalan ve iftiranın söz konusu olduğu bir dönemde, bir şahsın Pennsylvania’yı ziyaret edip etmediği, üzerinde durulacak bir mevzu değil. Fakat devletin en önemli mevkilerinde görev yapmış bir insanın demagojiye girerek geçmişini inkâr etmesi ve Hocaefendi’yi yalanlaması sebebiyle -sadece hadiseye şahit bir talebe olarak- dünkü açıklamayı yapmıştım. Heyhat, hiç beklemediğim şekilde Fehmi Koru’nun da -belki sürecin etkisiyle- unutkanlığa (!) maruz kaldığını anlamış olduk; o da bahis mevzuu olan misafirliği inkâr ve bizi tekzip etti.

Sözü daha fazla uzatmadan konuyu tarihe emanet etmek en doğrusu olsa gerek. Bununla beraber, bir hususu ifade etmeden geçemeyeceğim: Abdullah Gül geldiği zaman -kendisini mütevazı ve Anadolu kültürüyle yetişmiş bildiğimiz için- herhangi bir tekellüfe girmemiş, beraber namaz kılıp ders yapmış, yemeği ortak soframızda ikram etmiş ve sohbetimizi herkese açık salonda sürdürmüştük. Dolayısıyla, ziyaretin de o esnada konuşulanların da yaklaşık yirmi şahidi olmuştu ki, bunlardan bazıları kamuoyu tarafından da iyi tanınan insanlardı. Ziyarete dair bir fotoğraf sunamayacağım; diğer şahitlerin isimlerini de veremeyeceğim. Zaten şu andan sonra bunların hiçbir manasının da kalmadığına inanıyorum.

Allah aşkına, siz eski başbakan yardımcısını, dışişleri bakanını, hatta MİT müsteşarını göndermişsiniz. 17 Aralık’tan hemen sonra -hem de özel uçak tahsisi teklif ederek- hususi elçi yollamışsınız. Milletvekilleriniz, belediye başkanlarınız ve partililerinizden binlercesi gelip gitmiş. Türk okullarının desteklenmesiyle ilgili genelgenizin haberleri ve Hizmet hakkında takdirkâr sözlerinizin videoları hala İnternet’te mevcut. Böyleyken onca şahidi bulunan bir ziyareti yalanlamak da neyin nesi?!. Evet, başka değil, siz kendinizi inkar ediyorsunuz!..

Hâsılı, belli seviyede sayılan kimselerin bile çark ettiklerini görünce doğruluk, fazilet ve hakkaniyetin ayaklar altına alınması karşısında sıdk ve sadakate kilitlenme gayretindeki insanlara sadece ağlamak düşüyor!..

“De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter! Doğrusu O kullarının bütün hallerini bilip görmektedir.” (İsrâ, 17/96)

Osman Şimşek

Abdullah Gül’ün Tekzibine Dair

Herkul | | DIGER

Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin kapısı her zaman herkese açık oldu; senelerdir her renk, her desen ve her meşrepten insan onu ziyaret etti/ediyor. Akademisyenler, sanatçılar, sporcular ve iş dünyasının temsilcileri gibi, hayatın her kesiminden çok çeşitli ziyaretçiler ile beraber, herhangi bir partiye mensup kişiler de rahatlıkla onun kapısını çalıp misafiri oldular, yemeğini yedi, çayını/kahvesini içtiler. Kim hangi niyetle gelirse gelsin, Hocaefendi misafirlerini dinledi, onların düşüncelerine değer verdi; fırsatını bulduğu zamanlar, kendi mülahazalarını da seslendirdi.

Herkese açık bu dergâhı ziyaret suç da değil günah da ve şimdiye kadar -çoğu çat kapı- kimler gelip geçmedi ki!.. Israrla randevu talep eden, özel bir davet söz konusu olmadan gelen, hatta “Biz geldik!” deyip on dakika görüşmek için kapıyı zorlayan yüzlerce insanın ismini saymak, hem edebimize aykırı hem nezaketsizlik hem de böyle bir ortamda onları zor duruma düşürme olacaktır. Bununla beraber, Cumhurbaşkanlığı yapmış bir insanın demagojiye sarılarak buraya gelişi hakkında Hocaefendi’yi yalanlayışı ve Hizmet hareketine dair geçmişte söylediklerini inkâr edişi karşısında sükût da hakikate saygısızlıktır.

Eski Cumhurbaşkanının ve benzerlerinin korkularını bir ölçüde anlamak mümkün. Fakat bunca sene sonra -Hocaefendi’yi tekzip değil, aslında- kendilerini inkâr edişlerini mantıkla izahın imkânı yok. Belki beraber geldikleri Fehmi Koru’nun Hocaefendi ile sarılmalarını seyredince “Birbirinizi çok özlemişsiniz!..” dediğini hatırlatmam sayın Gül’ün hafızası için yeterlidir. Şayet bu kâfi değilse, mekânımıza dair bazı hususları anımsamaları da faydalı olabilir. Bu konuda, eski Başbakan yardımcıları, eski Dışişleri bakanı, onlarca milletvekili ve onlarca belediye başkanının yanı sıra mükerreren gelip giden Berat Albayrak’ın anlatabilecekleri çok detay vardır.

Cenâb-ı Hak, Zât’ı hakkında nisyan yaşayan ve bu yüzden kendi öz benliği de dahil her şeyi unutan kimselerden eylemesin!..

Osman Şimşek