Tebessüm ve Çok Gülmek

Herkul | . | HERKULDEN BIR DEMET HADIS

بِسْمِ الله الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ الله عَنْهُ

 قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

لاَ تُكْثِرُوا الضَّحِكَ

فَإِنَّ كَثْرَةَ الضَّحِكِ

تُمِيتُ الْقَلْبَ

* * *                 

Hafıza dahisi Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh), İki cihan serveri Allah Rasulü (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

“Çok gülmeyiniz!

Zira çok gülmek kalbi öldürür.”

(İbn Mace, Zühd, 19)

 

Tebessüm ve Çok Gülmek

Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm)’ın hayatını ve onun vasıflarını anlatan siyer ve şemâil kitaplarında Allah Rasulü’nün insanların en çok tebessüm edeni, onların en tatlı ve güler yüzlüsü olduğuna dikkat çekilmiştir. O, asla kimseye surat asmamış, yüz ekşitmemiştir.

Hadislerde tebessümün bir sadaka olduğu bildirilmiş ve mü’minlerin güler yüzlü olması övülmüştür. İki mü’minin karşılaştıklarında birbirlerine selam verip el sıkışmaları, güler yüzle birbirlerine hal-hatır sormaları İslam büyükleri tarafından müslüman ahlakı olarak tarif edilmiştir.

Bu müslüman ahlakı, gayr-i müslimlere karşı da hassasiyetle temsil edilmesi gereken dinî ve insanî genel bir kuraldır. Unutulmuş sünnetleri ihya eden, yeniden hayata geçirenlere çok büyük sevap ve mükafatlar vaat edilmiştir. Hele İslam’ın güler yüzünün karartıldığı günümüzde, muhtaç olduğumuz bu İslami ve insani faziletlerin ihya edilmesi çok daha önem kazanmaktadır.

Yukarıda arzedilen hususlar yanında bir mü’minin diğer önemli bir ahlakı, onun hiçbir zaman şen-şakrak gülüp oynayan ve kahkahalar atan bir insan olmamasıdır. Sanki kıyamet ve ahiret yokmuşçasına, hesap, mizan, sırat, cennet ve cehennem unutulurcasına ferih-fahur yaşamak Kur’ân-ı Kerim’de, helak edilen kavimlerin ahlakı olarak bildirilmiştir.

Allah Rasulü (sallallahü aleyhi ve selem)’in azı dişleri görünecek şekilde bütün ömrü boyunca ancak bir-iki defa güldüğü nakledilmiştir. Evet, İnsanların en çok tebessüm edeni ve onların en güler yüzlüsü Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm) çok gülmüyor ve biz ümmetine de bunu sıkı sıkıya tembih ediyor. Çünkü çok gülüp şen-şakrak yaşamak, Allah’la irtibatımızı sağlayan manevi kalbimizde yaralar açıyor, onu zehirliyor. Bunun için Allah (celle celâluhû) Kur’ân-ı Kerim’de

فَلْيَضْحَكُوا قَلِيلًا وَلْيَبْكُوا كَثِيرًا

“Artık az gülüp, çok ağlayın!” (Tevbe Suresi, 82) buyuruyor.

 

 

وَصَلِّ وَسَلِّمْ و بَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينْ

وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ

 وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Tags: , , , , ,