Kurban

Herkul | . | HERKULDEN BIR DEMET HADIS

بِسْمِ الله الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ رَضِيَ الله عَنْهُ

قَالَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا هَذِهِ الْأَضَاحِيُّ

قَالَ سُنَّةُ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَ

قَالُوا فَمَا لَنَا فِيهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ

قَالَ بِكُلِّ شَعَرَةٍ حَسَنَةٌ

قَالُوا فَالصُّوفُ يَا رَسُولَ اللَّهِ

قَالَ بِكُلِّ شَعَرَةٍ مِنْ الصُّوفِ حَسَنَةٌ

* * *

Sahabe-i kiramdan

Hazreti Zeyd b. Erkam (radiyallahü anh)’ın anlattığına göre;

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashabı: Ey Allah’ın Rasulü dediler, bayram günü kesilen kurban ne manaya gelmektedir?”

Efendimiz (sallallahü aleyhi vesellem): “Bu, babanız İbrahim aleyhisselâm’ın sünnetidir.” buyurdular.

Ashab: “Pekiyi, kurban kesmede bize ne gibi bir sevap var ey Allah’ın Resûlü!” dediler.

“Kurbanın her bir kılı için bir sevap.” buyurdular.

Ashab tekrar: “(Kesilen kurban koyun, kuzu gibi) yünlü ise ey Allah’ın Resûlü (sevabı nasıl olur)?” diye sordular.

Aleyhissalâtu vesselam: “Yünün her bir kılı için de bir sevap var!” buyurdular.”

(İbn-i Mâce, Sünen; Ahmed b. Hanbel, Müsned; Hâkim, Müstedrek)

 

Kurban

Birine, bir şeye yaklaşma, yakınlaşma gibi manalara gelen kurban sözcüğü, dilimizde Allah’a yakınlaşma niyetiyle kesilen hayvana verilen ad olmuştur.

Allah Teala Kur’an-ı Kerim’de Kevser Suresinde;

فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ

“Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” buyurarak kullarının namaz ve kurban gibi iki önemli ibadetle kendisine yakınlaşmasını talim buyurmuş, öğütlemiştir.

Hac Suresinde ise şöyle buyrulmaktadır:

وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ

فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ

“Biz kur­ban­lık bü­yük­baş hay­van­la­rı da si­zin hak­kı­nız­da Al­lah’ın di­ni­nin şe­âi­rin­den kıl­dık. On­lar­da si­zin için ha­yır var­dır. On­lar bo­ğaz­lan­mak üze­re saf ha­lin­de du­rur­ken on­la­rı kes­ti­ği­niz za­man Al­lah’ın adı­nı anın. Ya­nı üs­tü ye­re yı­kı­lın­ca da on­lar­dan hem siz yi­yin, hem ka­na­at gös­te­rip is­te­me­ye­ne, hem de is­te­yen fa­ki­re ye­di­rin!”

Ayetlerden anlaşıldığı üzere kurban ibadeti, taşıdığı üstün manalar ve hikmetler itibariyle dinimizin şeâiri yani bariz alametlerinden biri olmuştur. Yine Kur’an’da geçen “Her kim Allah’ın şeâirine (alametlerine, hükümlerine) saygı gösterir, onu tazim ederse, şüphesiz bu kalplerin takvasındandır,” (Hac, Suresi, 32) ayetinde de görüldüğü üzere kurban, Allah’a karşı derin bir saygı ve ona yaklaştıran önemli bir vesiledir.

Efendimiz (aleyhissalatü vesselam): “Kurban gününü bayram olarak kutlamakla emrolundum. Onu bu ümmet için Allah bayram kılmıştır.” “Kurban kesmeye gücü yettiği halde, kurban kesmeyen, bizim namazgahımıza yaklaşmasın.” diyerek bunun önemini vurgulamıştır. Diğer bir hadis-i şerif ise şöyledir: “Ademoğlu Kurban Bayramı gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş ile Yüce Allah’a yaklaşabilmiş değildir.”

Kurban ibadeti taşıdığı hikmetlerle de Allah katında çok kıymetlidir. Kurban bayramında fakir-fukara, yetim ve öksüzler, talebeler, dünyanın muhtelif yerlerinde değişik afetlere maruz kalan kimsesizlere himmet elini uzatarak maddî-manevî gayret ve yardımda elinden gelen her türlü çabayı sergileyen hizmet insanları, bir Hak dostunun ifadesiyle, onlar -niyet ve hulusları sayesinde- o an hac için Arafat’ta ve Müzdelife’de olan kimselerin sevabına denk, belki de daha çok sevab kazanmış olabilirler. Zira bu kurban hizmetinde koşturanların himmeti bütün dünyayı içine alacak şekilde geniş ve büyüktür. Dinimizde büyük önem verilen bu kurban ibadetiyle bir milletin yeniden ihyasına katkı söz konusudur.

وَصَلِّ وَسَلِّمْ و بَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينْ

وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ

وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Tags: , , , ,