213. Nağme: Allahım, Vuslat Ne Zaman?!.

Herkul | . | HERKUL NAGME

Kıymetli arkadaşlar,

Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’ye şu soruyu sorduk:

“Sabır mevzuu işlenirken önce ibâdet u tâate, sonra mâsiyete, akabinde musibete karşı sabır çeşitleri zikrediliyor. Bu sıralamada zorluk kolaylık, öncelik sonralık gibi bir hususiyet söz konusu mudur? Önce zikredilen sabrın sonrakini kolaylaştırıp desteklediği söylenebilir mi?”

Muhterem Hocamız, bu üç sabır çeşidinin sıralaması ile ilgili düşüncelerini serdetmekle beraber, sabredilen hususlar itibarıyla sabır türlerini çoğaltmanın da mümkün olduğunu belirtti: Dünyanın cezbedici güzellikleri ve nefsi gıcıklayan nimetleri karşısında istikameti koruma adına sabır.. belli bir vakte bağlı işlerde zamanın çıldırtıcılığına karşı sabır.. ve vuslata karşı sabır çeşitlerini zikretti.

Hocaefendi, belli bir vakte bağlı bulunan neticeleri elde etmede acelecilik yapılmaması gerektiğini Hâtemî’nin şu beytini de hatırlatarak vurguladı:

“Erişir menzil-i maksûduna âheste giden / Tîz-reftâr olanın pâyına dâmen dolaşır”

(Yavaş yavaş ilerleyenler erişirler maksatlarının son durağına / Acele edenlerin ise dolaşır etekleri ayaklarına.)

“Vuslata karşı sabır” mevzuunu ise, Hak dostlarının can ü gönülden cemâl-i İlahiyi arzu etmelerine rağmen dine hizmeti kendi nefislerine tercih ederek burada kalıp vazifeye devam etmeleri, her ânı “Ne zaman Allahım, vuslat ne zaman?!.” mülahazalarıyla geçirdikleri halde O’nun takdirine rıza göstererek ölümü değil O’nun hoşnutluğunu istemeleri ve dava düşüncesiyle dünyaya bir süre daha katlanmaları olarak açıkladı. Şu önemli hakikati dile getirdi:

“Emir, edebin üstündedir, hatta aşkın da üstündedir.”

Bu hasbihalin 10 dakikalık bölümünü günün nağmesi olarak arz ediyoruz.

Dualarınız istirhamıyla…

İndir:     mp3

Tags: , , , , ,